Pınar Dumlupınar Özbek

 

“Kendi sitemi kurdum ve kendi pazartesilerimi de, kendi cumartesilerimi de, pazarlarımı da kendim belirledim.  Kendi yolumu çizmek hayatımın bir döneminde yapacağım bir şeydi biliyordum. “

 

Kendinden biraz bahseder misin? Pınar kimdir, nerelerde yaşadı, nerelerde okudu, neler yaptı?

83 doğumluyum.  Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunuyum.  18 sene Sivas’ta yaşadım daha sonra üniversite için İstanbul’a geldim.  O gün bugündür çalışıyorum.

İlk işin neydi?  O zamanlar hayata dair hedeflerin nasıldı?

Çalışma hayatına Cumhuriyet gazetesi ile başladım.  İlk yılımda stajyerdim, sonrasında muhabir, devamında ise editör olarak Cumhuriyet gazetesinde çalıştım.  İlk başladığım zamanlarda yani stajyerken hayatımın sonuna kadar gazeteciliği ister gazetede ister televizyonda kısacası nerede, her ne koşulda olursa olsun yapacağıma inanıyordum.  Üzerinden 15 yıl geçti hala buna inanıyorum ve bu yolda ilerliyorum.

İş hayatındaki ilk pazartesini hatırlıyor musun? Nasıldı?

Hem de çok net.  O zamanlar Cumhuriyet gazetesinin Cağaloğlu’ndaki binasındaydık.  Gazetenin televizyon servisinde strajyerliğe başlamıştım, aşırı heyecanlıydım.  Hemen röportaja gideceğimi sanıyordum tabii öyle olmadı.  Hemen röportaja gitmedim belki ama fotokopi de çekmedim.  O zamanlardaki şefimden gazeteciliğin ilk adımlarını atmayı öğrendim.

Pazartesilerinde zamanla neler değişti?

Gazetecilikte pek pazartesi kavramınız dolayısıyla da sendromunuz olmuyor.  7 gün 24 saat çalıştığım çok gün oldu. Bayram, tatil günü demeden.  Cumartesi-Pazar günü tatilleri zaten hiç olmadı.  Pazartesiler bazen tatil olurdu bizde, nöbete göre değişirdi o zaman işte pazartesiler anlamlı olurdu hem de iyi yönde…

 Pazartesilerini değiştirme fikri nasıl ortaya çıktı?

Gazeteciliğe 2011 yılında veda ettim.  Daha doğrusu bir kuruluşta yaptığım gazetecilikle bu yıl ayrıldım.  Kendi sitemi kurdum ve kendi pazartesilerimi de kendi cumartesilerimi de pazarlarımı da kendim belirledim.  Kendi yolumu çizmek hayatımın bir döneminde yapacağım bir şeydi biliyordum.  Gazeteciliğin yaşatmış olduğu maddi, manevi tatminsizliklerden ötürü o zaman bu zamandı, biliyordum.  Hala devam eden www.aynereyegitsek.com ise doğru bir karar aldığımın göstergesi sanırım.  

Değişim kolay oldu mu? Nasıldı?

Kolay oldu denemez.  Gerektiğinde elbette ki bu işlerde profesyonel arkadaşlarımdan yardım alsam da, web sitenin tasarımından arka plandaki teknik her şeyine kadar birebir öğrenip kendim yaptım.  Sonra bir de içerik kısmı var ki çok daha zor.  Hep araştırmak, gündemi takip etmek ve gezmek zorundasınız.  Ayrıca neredeyse her altı ayda bir değişen Google kurallarına göre site şekil değiştiriyor dolayısıyla içerikle mi o teknik yaptırımlarla mı uğraşacağınızı şaşırıyorsunuz.  Her şeye rağmen kendi işinizi, severek yapıyor olmanız, muazzam bir duygu.

Şu an ne yapıyorsun? Pazartesilerin nasıl geçiyor?

Şimdilerde pazartesi günlerimi tamamen planlamaya ayırıyorum.  Toplantılarımı organize ediyorum, sonrasında gündeme ilişkin özellikle kendi sektörüm olan hem yeme-içme hem de yazı anlamında birçok video izliyorum, yazı ve haber okuyorum.  Sonrasında öğrendiklerimi kendi işime aktarabilir miyim onu sorguluyorum. Sonrası ise toplantı olmayan her gün olduğu gibi yazı yazarak devam ediyor.

Eski pazartesilerine bakınca ne düşünüyorsun?

Daha mutluyum sanırım.  Ben gazeteciliği gazetede yaptığım zaman da mutluydum.  Şimdi de mutluyum.  Belki şu an hayatımı kendime göre planlayabildiğim için daha şanslıyım.  Ama bunun için çok emek verdim ve hiç vazgeçmedim, sanırım bunu hak ettim.

Pazartesilerini değiştirmek isteyenlere tavsiyen var mı?

Para kazanmak çok önemli.  Eğer kendi sevdiğiniz bir şeyi yapmak istiyorsanız mutlaka para kazandıracak ikinci bir işiniz olmalı.  Sevdiğiniz işten para kazanmaya başladığınız an, diğer işi unutun gitsin.  Ama şunu unutmayın ki, kendi sevdiğiniz, hayal ettiğiniz işi yapmak için ne iş olursa olsun sermayeye ve paranız olsa da motivasyona ihtiyacınız var.

 

 

Give a Reply